Kadın Hastalıklarında Ultrason

ultrason Tanıdaki mükemmel doğruluğundan, hasta güvenirliliğinden ve maliyetin düşük olmasından dolayı ultrason (USG) obstetrik ve jinekolojik patolojilerin değerlendirilmesinde son yıllarda vazgeçilmez bir araç olmuştur.

Artık mobil bir yapıya kavuşan ultrason cihazları hastanın yatagında veya muayene odasında incelenmesine olanak sağlar. Özellikle gebelik izlemlerinde yüksek görüntü kapasitesine sahip real -time özellikli 4 boyutlu ultrasonlar hem fetal yapıyı hem de genital organları değerlendirmede oldukça başarılıdır.

Ultrasonun Çalışma Prensibi

Duyabileceğimizden daha yüksek frekansta non-iyonize ses dalgası yayan ultrason transdüserinden çıkan ses dalgaları dokulara çarparak geri dönmekte ve tekrar aynı transduserde toplanarak ekrana görüntü olarak yansımaktadır.

Diğer bir ifade ile ses dalgaları organ ve dokulara çarpıp yansıyarak değişik amplitüdlerde yansımalar olarak geri dönmektedir. Ultrason dalgalarının orijini ve geri dönmesi sırasında geçen zaman derinlik bilgisi olarak değerlendirmekte ve bu bilgi dönen ekonun amplitüdü ile kombine edilerek, elektronik olarak bilgisayardaki iki boyutlu görüntüye ulaşmaktadır. Bilgisayar hemen real-time olarak monitöre hareketli görüntülerin incelenebileceği şekilde yansıtmaktadır.

Ultrasonografi (USG) ile ultrason (US) eş anlamlı kelimelerdir, aynı şeyi ifade eder.

Kadın Hastalıklarında Ultrasonografi (USG)
rahim ve vajinanın yapısı


Rahim (Uterus)
Normal puberte (ergenlik), ergenlik sonrası uterusun sınırları düzgün olup ölçüleri yaklaşık olarak 7x4x5 cm dir.

Doğum yapma ile birlikte bütün çaplarda rahim büyüklüğünün ortalama 1-2 cm artmasına sebep olur.

Adet gören kadınlara göre adet öncesi dönemdeki çocuklarda uterus küçük olup (3x1x1cm) serviksin uterusa oranı 2/3 tür.

Menopoz sonrası rahmin kalınlığı 1-2 cm, uzunluğu da 3-7 cm arasında kısalıp küçülmektedir.

Ultrasonografi ile uterusun büyüklüğü, pozisyonu, sınırları, içeriği endometriyal kavite ve serviks (rahim ağzı) kolaylıkla değerlendirilir.

Sonografide myometriyum homojen yapıda olup düşük ila orta derecede ekojeniteye sahiptir. Ekodaki bölgesel artışlar ve uterus sınırlarındaki düzensizlik genellikle myomlara (fibroid) bağlıdır. Bazen kalsifikasyonlar miyomlarla birlikte tespit edilebilmektedirler.

Endometrium (Rahim iç zarı)
İnce ekojenik çizgi merkezi uterin boşluğu tanımalamakta ve endometriyal iç yüzeylerden oluşmaktadır.

Menopozda rahim içi zarı (endometrium) kalınlık artışı sorun olabilir…

Menopoz sonrası kadınlarda endometriyum incelenmekte ve ultrasonografide 5 mm den fazla endometriyal kalınlık bir patolojiyi düşündermekte ve ileri tetkik gerektirmektedir.

Endometriyal anormal kalınlaşma ayrıca endometriyal hiperplazi, polip, karsinom veya adenomyozise eşlik edebilmektedir. Benzer şekilde endometriyal eko görüntüsü fokal olarak submukoz myomlarda, endometriyal poliplerde veya endometriyum kanserinde bozulabilmektedir. Endometriyal anormalliğin oluşması genellikle biopsi gibi tanısal işlemlere gereksinim duymaktadır. Adenomyozisli hastalarda genellikle tek sonografik bulgu uterusun bütün olarak düzgün büyümesidir.

Servikste (rahimağzı) oluşan skar veya tümörler tıkanma oluşturup hidrometra, pyometra veya hematometra oluşmasına sebep olurlar. Bu durumda normal endometriyum ekosunun yerini sıvı görüntüsü almaktadır.

Vagina seviyesinde oluşan bir tıkanma (örneğin doğuştan kapalı- imperfore kızlık zarı, vaginal septum ve vaginal atrezi) uterus ve vaginada sıvı birikmesine neden olur.

USG de genellikle bu sıvı koleksiyonlarının oluşturduğu düşük düzeydeki eko (basit sıvı ekosu değil) kan, iltihap ve müsin tarafından oluşturulduğundan ayırt edilemez. Sıvının içindeki parlak refleksiyon havayı düşündürür ve eğer kürtaj gibi bir uygulama yapılmamışsa enfeksiyon şüphesini arttırır.

Doğuştan gelen rahim anormallikleri
Uterus didelfis, bikornis uterus veya uterus subseptus gibi rahim anormallilikleri, sonografik olarak iki ayrı endometriyal eko, görüntü varlığı ile saptanır. En uygun değerlendirme dönemi adetten önceki bir hafta içerisindedir. Bununla birlikte bu anomalilerin anatomik yapıları Pelvik MR ile daha başarılı olarak gösterilebilmektedir.

Adneks (Tüp ve yumurtalıklar bölgesi)
Adneksler; overleri (yumurtalık), fallop tüplerini ve yumurtalıkların ligamentlerini (bağlarını) içerir.

Ligamentler ve fallop tüpleri anormal olmadıkları sürece ultrasonografide görünmezler.

Normal olarak doğurganlık çağındaki kadınlarda rahim arkasında (douglas bölgesinde) az miktarda sıvı vardır.

Overler (Yumurtalıklar)
İçinde küçük foliküler kistler içeren oval, solid bir kitle olarak gözükür.

Overlerin boyutları yaşa ve adet döngüsünün evrelerine göre değişir. Çocukluk döneminde overler küçüktür (1x1x1cm) ve volümü 1ml veya altındadır. Puberteye (ergenlik) kadar over ebadları artar ve normal over boyutu 2x2x3cm olup volümü 10-12 ml’dir. Menopozdan sonra over volumu azalarak 2.5 ml veya altına iner.

Normal pelvis (Leğen kemiği içi yapılar)
Pelvik ultrason karından veya vajina içinden değerlendirilebilir. Amaç pelvis içinde yer alan rahim, yumurtalık, tüpler, mesane ve barsakların değerlendirilmesidir.

Karından yapılan ultrason transabdominal USG olarak bilinir ve daha çok bakireler için uygundur. Ayrıca hasta vajinal ultrasondan sıkılıyor veya utanıyorsa karından USG yapılabilir. Muayeneden 1 saat önce hastanın 3 veya 4 bardak su içmesi istenir.

Vajinal ultrason daha çok jinekolojik muayenelerde, kısırlık tedailerinde ve gebeliğin erken dönemlerinde uygulanmaktadır. Gebeliğe herhangi bir zararı da bulunmamaktadır. Vajinal ultrason için mesane boş olmalıdır; bu nedenle öncesinde hastalar tuvalete gönderilirler.